ISSN 1301-109X | e-ISSN 2147-8325
TURKISH JOURNAL of IMMUNOLOGY - TJI: 5 (1)
Volume: 5  Issue: 1 - 2017
ORIJINAL ARAŞTIRMA
1.Mast Cells in Leprosy Patients with Reversal Reactions
Renni Yunnati, Fatihatul FM, Fika A, Prasetyowati S, Indropo A
doi: 10.25002/tji.2017.542  Pages 1 - 4
Giriş: Tip 1 reaksiyon, genel olarak lepra hastalarında hareket kısıtlılığı ve tedavinin kesilmesi ile ilişkili olan, kronik lepra hastalığının akut bir reaksiyonudur. Çalışmalar, reaktif tüberküloid lezyonlardan alınan biopsi materyallerinde, reaktif olmayan tüberküloid lezyonlarındakine göre daha az mast hücresi olduğunu göstermiştir.Lepra hastalarının granülomatöz lezyonlarındanda dansitesi çok yüksek olarak saptanan mast hücreleri, muhtemelen Tip 1 reaksiyona neden olmaktadır. Amaç: Tip 1 reaksiyon gösteren hastalar ile göstermeyen hastaların mast hücresi düzeylerini araştırmak. Yöntemler: Reaksiyonu oaln 28 hasta ile reaksiyon göstermeyen diğer 28 hasta, immünhistokimya boyaması ile saptanan mast hücreleri açısından irdelendi. Her iki gruptaki mast hücresi sayıları, Student-t testi ile karşılaştırıldı. Bulgular: Reaskiyon gösteren grupta mast hücreleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazla idi (p<0.05). Sonuç: Lepra hastalarında, mast hücreleri tip 1 reaksiyon ile ilişkilidir.
Background: Reversal reaction (RR) is an acute reaction on chronic episode which often contributes to withdrawal of treatment and disability in leprosy patients. Previous study showed that mast cells in reactive tuberculoid lesions biopsy material had lower density than non reactive tuberculoid lesions. Granulomatous lesions in leprosy patients with high mast cells density were more likely to progress into severe reversal reaction. Objective: To examine mast cells level in reversal reaction patients (RR) and non-reactional leprosy patients (non-RR) Methods: Fiftysix leprosy patients consist of 28 with reversal reactions and 28 non-reactional leprosy were assessed for mast cells levels by immunohistochemistry staining. The mast cell numbers in both groups were analyzed using Independent T-test. Results: Mast cells were increased in the reversal group (p<0.05). Conclusion: Mast cells level is associated with reversal reaction of leprosy.

2.The Increase in LEAP-2 mRNA Suggests a Synergistic Probiotics-Doxycycline Interaction in Chickens
İvelina Pavlova, Aneliya Milenova
doi: 10.25002/tji.2017.541  Pages 5 - 12
Genel Bilgi: Barsaktaki mikrobiata ile konağın bağışıklık sistemi arasında olan ilişki, piliçlerin verimliliğine önemli derecede etki eder. Amaç: Laktobasil tipi bakterilerin verildiği ve verilmediği, doksisiklin verilen Duc piliçlerde duodenum, jejunum ve karaciğerde PepT1 ve LEAP-2 mRNA ifadeleri araştırıldı. Yöntemler: 1 günlük Duc etlik civcivler 4 gruba ayrıldı. Tedavi verilmeyen civcivler kontrol grubu olarak alındı. Yumurtadan çıktıktan 5 gün sonra ikinci gruba Lactobacillus brevis verildi. L. plantarum ve L.bulgaricus probiotikleri 15 gün boyunca verildi. Üçüncü gruba ikinci gruba olduğu gibi, probiotik ile birlikte doksisiklin(yumurtadan çıktıktan sonra 15. günde içtikleri suya karıştırarak 10 mg/kg vücud ağırlığı olacak şekilde) uygulandı. Dördüncü grup, yukarıda tanımlandığı şekilde sadece antibiyotik aldı. Civvicler, suyu ve yiyeceği serbest olarak (ad libitum) aldı. Doksisiklin tedavisi bittikten sonra (yumurtadan çıktıktan 21 gün sonra) karaciğer, duodenum, jejunum ve karaciğerden örnekler alındı. LEAP-2 ve PepT1 mRNA düzeyleri qRT-PCR ile ölçüldü. Bulgular: Tek başına ya da probiotikler ile birlikte verilen doksisiklin, karaciğer ve duodenumda anlamlı ölçüde LEP-2 mRNA’sı sentezine yıl açtı.PepT1 mRNA’sı artışı en çok duodenum’dan alınan örneklerde görüldü. Sadece doksisiklin verilmesi karaciğerde LEAP-2 mRNA üretiminde hafif bir artışa ve PepT1 mRNA düzeyinde düşüşe neden oldu. Sonuç: Laktobasil ve doksisiklin kombinasyonu ile sentezi arttırılan antimikrobial peptidler, konağın infeksiyondan korunmasına yardımcı olabilir.
Background: Extensive interaction between gut microbiota and the host immune system has significant impact on chicken performance. Objective: Therefore, the influence of doxycycline, administered with or without Lactobacillus spp., on PepT1 and LEAP-2 mRNAs expression in duodenum, jejunum and liver was investigated in Duc chickens. Methods: One-day-old Duc broiler chickens were divided in four groups. Chickens without treatment served as controls. Five days after hatching the second group was treated with Lactobacillus brevis, L.plantarum and L.bulgaricus probiotics via feed for 15 days. The third group was treated with probiotics (as in group 2) and doxycycline (10 mg/kg bw, via drinking water for five days, started 15 days after hatching). The fourth group received antibiotic only as described above. Water and food (broiler starter without drugs) were supplied ad libitum. Samples from liver, duodenum and jejunum were collected at the end of the treatment with doxycycline (21 days after hatching). Expression levels of LEAP-2 and PepT1 mRNAs were determined by qRT-PCR. Results: Doxycycline administered alone or in combination with probiotics, provoked a statistically significant upregulation of LEAP-2 mRNA in the liver and in the duodenum. Abundance of PepT1 mRNA was increased in the duodenum. Administration of doxycycline alone caused a moderate induction of LEAP-2 mRNA and down-regulation of PepT1 mRNA in the liver. Conclusion: Up-regulation of the studied antimicrobial peptides provoked by combination of Lactobacilli and doxycycline might be beneficial in terms of host protection.

3.Immunomodulatory Effect of Propolis Extract on Granzyme Expression in CD8+ and CD4+CD25+ T Cells
Zauhani Kusnul, Pudji Rahayu, Muhaimin Rifai, Edi Widjajanto
doi: 10.25002/tji.2017.544  Pages 13 - 19
Amaç: Çalışmanın amacı, propolis ekstresinin bağışıklık düzenleyici bir madde olarak CD8+ ve CD4+CD25+ düzenleyici T hücrelerindeki granzim ifadesi üzerine olan etkisini incelemektir. Gereçler ve Yöntemler: Evre 3 serviks kanserli hastalardan elde edilen 10(6) hücre/mL konsantrasyonundaki Periferik Mononükleer Kan Hücreleri(PMKH) izole edilerek propolis eklenen ve eklenmeyen kaplarda kültüre edildi. Hücreler, %10 FBS, 10 U/ml penisilin, 100 U/mL streptomisin, 2mM L-glutamin ve 50 mikroM 2-ME içeren 24 kuyulu kültür kaplarına paylaştırıldı. Bir PMKH popülasyonu Propolis uygulanmadan kontrol grubu olarak oluşturuldu. Hücreler %5 CO2 içeren kuluçka makinesinde(inkübatör) 48 saat kültüre edildi. Granzim ifade eden CD8+, CD4+CD25+ düzenleyici T lenfositleri akan hücre ölçer ile irdelendi. Bulgular: Propolis uygulanan CD4+, CD4+CD25+ ve CD8+ T lenfositlerinin sayıları anlamlı ölçüde azalmadı. CD8+Granzim+ ve CD4+CD25+Granzim+ hücrelerin sayıları, propolis uygulanan hastalarda farklı idi. Sonuç: Sonuç olarak, propolis ekstresi serviks kanserli hastalarda bağışıklığı değiştiren bir madde olarak etki etmektedir. Ekstre, CD4+CD25+ T lenfositleri ile CD8+ T lenfositlerinde granzim ifadesini değiştirmekte, ancak ekstrenin CD4+, CD+CD25+ ve CD8+ T lenfositlerinde granzim ifadesine etkisi görülmemektedir.
Objective: The purpose of this study was to explore the effect of propolis extract on CD8+ and CD4+CD25+ regulatory T cell populations and granzyme expression in both cell populations, as propolis has been suggested as an immunomodulatory agent. Materials and Methods: PBMC containing 1x106 cells/ml from cervical cancer stage 3 patients were isolated and cultured with and without propolis extract. The cells were plated in a 24-well plate with RPMI medium supplemented with 10% FBS, 10 U/ml penicillin, 100 U/ml streptomycin, 2 mM L-glutamine and 50 µM 2-ME. Propolis extract was added (5, 10, 25 and 50 µg/ml) to PBMC culture. Negative control was made from PBMC culture without propolis extract for comparison. The cells were incubated for 48 hours in a 5% CO2 incubator at 37ºC. The proportion of CD8+ and CD4+CD25+ regulatory T cells that expressed granzyme were measured by flow cytometry. Results: The results obtained that the level of CD4+, CD4+CD25+, and CD8+ T cells were not markedly depleted in propolis treatment in all doses compared to control group. The percentage of CD8+Granzyme+ and CD4+CD25+Granzyme+ were significantly different in groups of propolis treatment compared to control group. Conclusion: In summary, propolis extract may serve as an immunomodulatory agent in cervical cancer patients. Propolis extract could modulate the expression CD4+CD25+ T cells expressing granzyme and CD8+ T cells expressing granzyme while it has no effect on CD4+, CD4+CD25+, and CD8+ T cells.

4.Molecular characterization of Amandin, an Allergen from Almond (Prunus dulcis) and the Effect of Heat and Enzymatic Treatments on Human IgE and Rabbit IgG Sensitivity to Almond Allergens
Ibtissam Ouahidi, Chahid Ouaazizi, Najlae Mejrhit, Ouarda Azdad, Lotfi Aarab
doi: 10.25002/tji.2017.551  Pages 20 - 30
Giriş:: Çalışmalar, fındığa karşı olan allerjinin son yıllarda arttığını göstermiştir. Bazı ülkelerde ise, en önemli allerji bademe karşı olan allerjidir. Bu nedenle, biz de bademe karşı olan, özellikle de içindeki allerjenlerden biri olan amandine karşı olan allerjiyi çalışmak istedik. Yöntem: Çalışma, 252 kişiden alınan kanların serumu ile yapıldı. Örnekler, Cezayir’in Fez şehrinde bulunan Ibn Elkhatib Üniversite Hastanesi ve bazı özel laboratuvarlardan alındı. Çalışmamızda ayrıca, çeşitli Prunus dulcis bademlerine karşı gelişen insan IgE’si ve tavşan IgG’sinin hassasiyetini, immün-etkileşimini ve bu etkileşime, yiyeceğe uygulanan ısıl ve/veya pepsin ile hidroliz işlemininin etkisini irdeledik. Ayrıca, amandinin moleküler özelliklerini çalıştık. Bulgular: Hastaların %6,5’inin yumurta allerjisine sahip olduğunu, bunların %2,5, %0,4, %7,8, %3,9, %2,5 ve %2,2’sinin sırasıyla yer fıstığı, buğday unu, balık, çilek, süt ve badem için alerjik olduğu saptandı. Özgün IgE’yi çalıştığımızda, toplumun Prunus dulcus çeşitlerine allerjisi olduğu saptandı. Bu allerjide, bademe karşı olan IgE’nin, ısıl ve enzimatik işlemler ile azaldığı bulundu. Bununla birlikte, enzimatik hidroliz de aynı şekilde insan IgE’sinin bademle bağlanmasını modifiye ederek allerjenikliğin azalmasına neden olmaktadır. Allerjenlerin moleküler tanımlaması ile ana etkileşimin Pru du 6’ya (amandin) olduğu görüldü. Bu proteine olan etkileşim, ürüne uygulanan işlemlerden özellikle enzim eklenmesi ile önemli ölçüde azaldı. Sonuç: Badem allerjisi, ısıl işlem ve enzim uygulanması ile oldukça azaltılabilir.
Background: Several clinical studies have shown that the allergy to nuts has increased significantly in recent years. Almond allergy is one of the most significant allergies in several countries. For this reason, we were interested in studying almond sensitivity, and especially one of its allergens: amandin. Method: This work is based on a sample of sera from 252 patients. The samples were collected Ibn Elkhatib University Hospital Center and several private medical laboratories in Fez, Morocco. We also evaluated the sensitivity and immunoreactivity of human IgE and rabbit IgG to almonds variety of Prunus dulcis and investigated the effect of food processing (heat and/or enzymatic hydrolysis by pepsin) on this sensitivity. In addition molecular profile of amandin was studied. Results: Reported allergy revealed that 6.5% of patients had an allergy to egg, whereas 2.5, 0.4, 7.8, 3.9, 2.5 and 2.2% of patients were allergic to peanut, wheat flour, fish, strawberry, milk and almond respectively. The evaluation of specific IgE showed that the study population is sensitive to the species Prunus dulcis. The study of the variation of allergenicity of almond under the effect of the temperature and the enzymatic hydrolysis showed an important decrease for the recognition of proteins by human IgE. However, enzymatic hydrolysis modifies the same way the binding of human IgE to almond inducing a reduction of the allergenicity. The molecular characterization of the allergens indicated a major reactivity to Pru du 6 (amandin). This reactivity is highly reduced by treatments, especially the enzymatic one. Conclusion: Almond allergy could be reduced by heat treatment or enzymatic hydrolysis.

LookUs & Online Makale